vay dedim arkadaş amınakoyim

-1. konumuz facebook ve ilişki durumu saçmalığı-

Çok gereksiz ve gerizekalıca bi mevzudur bu. Listemde bir kaç kız var, özellikle takip ediyorum bir kaç haftadır. İkisi toplam 17 kişiyle çıktı. Eğer ilişki durumu değişiklikleri ciddiyse. Bu nasıl bi olaydır nasıl bir hızdır, ben anlamadım ki. Yada ne gerek var kardeşim hatunsun sen sonuçta, eski sevgilim bu kadar çok sütyen değiştirmezdi anasını satayım. Değiştirse de haberim olmazdı zaten...

Şimdi bi hatun kişisi olarak düşünsem ben. Hergün ilişki durumumu değiştirdiğimde, dışarıdan nasıl bir kişilik olarak göründüğümü oturur düşünürüm amınakoyim. Öyle iş mi olur lan. Günde 2 çorap değiştiririm ben neredeyse çorap sayıma eşit sevgili yapıyorlar. Ha buna sevgili demek ne kadar doğru orasını da oturup tartışırız tabiki. Msn'den daha hiç görüşmeden, "mrb svglm olr msn?" sorusuna "evt" cevabı verilip "hadi o zmn faceyden durumunu deiştir" gibi benzeri cümlelerle falan devam ediliyor sanırım. -bilerek bozuk türkçeyle yazdım, ki bunu zaten anlayamadıysan okuyucu çık sayfadan.-

-2. konumuz facebookta kardeş olarak ekleme-

Birde bu var, şu internetten yada gerçekten her tanıştığı adamı veya kızı facebookta kardeşi olarak ekleyen tiplerden tiksindiğim kadar kimseden tiksinmem. Facebook listemde ekli olanlar profilime baktıklarında " sen ne konuşuon lan yarram sendede 4 kişi var soyadı aynı olmayan" diyebilir ki hemen cevabımı şu şekilde vereyim " ben o 4 kişi için sorgusuz sualsiz ölebilirim " bu kadar değerliler, kardeşim olmayı hakeden insanlardır zaten. Ancak ben biliyorum ki bu tirilyonbinyüztane kardeşi olan profil sahipleri, bırakın bu insanlara değer vermeyi, sokakta görse tanımazlar büyük ihtimal sadece internetten tanıştıkları için.

Bugünlük bu kadar diyorum ve gidiyorum yarın 3 tane sınavım var kaldık sınıfta zaten of.

Günlerdir aynı şarkıyı dinliyorum...

Günlerdir uyurken, oyun oynarken, internette dolanırken, iftar yaparken, kitap okurken bilgisayarımda hep aynı şarkı çalıyor. Eski bi şarkı gerçi ama ben kendi çapımda sadece kendime popüler ettim şarkıyı. Okuyanlara baştan söyleyeyim arkadaş şarkı rap ona göre yani, sonra artislik yapmayın. Birde siz bi kulan verin.

Saian şarkıya intro yaparken Kayra'nın arkadan "adına bak kaçıncı şarkı" diye haykırarak gelişi harika özellikle.


Sözler;
Gına feat Saian- Küs

[Kayra]

kenara çekmişim bugün bi yokluk etkisinde
yükümü ben boşalttım hükümü giydiren bi çift gözümde
ben için kabul ve bencilim özür
nafileydi aklanır mı sancım acaba arada çıkta yüzümü güldür
günüme beni bi küstür ellerimde var sebep ve çok gülünçtür
öykünür bu insan ister olmasın mesafeler
fakat bu seller içime mesken olduğundan itibaren
anlarım ki ister hep sefiller
şimdi nerdeler desemde boş bir dükkanın camında
arka sayfalarda bir haber ve yokluğunda ben
olgun olmayan dönemde çok ağır basardı düş denen
şimdilerde dengeler kelam eden ve çare yok ki bende dinleyem
benden istenen evvelinde bana da karşılık verilmeyen
yoktu zati karşılıkta bekleyen isteğimde kafidir sebepler
aksi hiçbir eylem içine girmez gari parça toplayıpta bütünü bulmak istemez
belki günüme denk bütün ve bütünü bozmak istemez
hevesi kalmamış bu nefese suni teneffüs hiçbir yetki yetmez
midemizde pek deneysel etki tek sorunsa sebebi kimse bilmez
tahminim şudur ki bilse dahi fayda adam olup ta tesir etmez
bildiğim birşey var arkadaş bu iş bu tatla gitmez

[Saian Sakulta Salkım]

canıma minnet saian sakulta cinnet
ben bu çağdan bir kez olsun kendi şerefimle geçicem
lazım gelen kanı da yeniden kendi ellerimle içicem
belki saf bir çocuk sevmek belki yinede herşeyden geçmek
bak nedenli sevilmiştim oysa hiç çiçek koparmamıştım ben
sevildiğimi o ? anlamıştım girdaplarla savrulsa da bak bu kalbim ha tek nüsha

[Kayra]

tahminen bu işleyen düzende günümü mahveden
güven denense hep şakaklarımla dişlenen
eksilense mahvolan bir akşamın sonunda
hissedilmeyen bir memlekette özlem
artı kendi ekseninde yirmi artı yıl dönen bir ben
beni bilen bir ben beni biçen bir benve sende geliyosan dakka durmayam gidem
ve her bir şey ve aldı ben bugünde cenk ederdim
olsa isteğim olsa benle yalın ayak gezen bi yarenim
olsa adam akıllı tek bir tercihim oysa dakka başına kendisiyle yüzleşir
bu nefsi tahribatla çok büyük bir etkenim
bence sanıyorsun ki bu ara hep keyifteyim
hayır tabiki pek yanılgı etkisindesin
ertelenme derdim olmamıştı baştan alsak olsa isteğim
dakka beklemez yanında ben biterdim
amma sende biliyorsun ki geçti işte mevsim
geçmeyen bir türlü bitmeyen birşeyse içime sinmiş özlemim
bir dahaki görüşe ben bileylenir ve sarhoş halim arada perdedir
bu ben değilsem acaba kimdir hep dedirtir hep delirtir anlarım
bir varsayımla başlanır sonuçta kimse kalmaz orda
lafta yalnız olmayan hayattadır o son kelamların kafamda fink atar
ton çeken bir naradır

[Saian Sakulta Salkım]

boynumuzda hep ağır vebal var
uyku kaçıran hiç duyulmayan sirenler geceme kumpas
kendi memleketime çaresizce ağlamak kendi geçmişime yüz çevirmek
zamanı yelkovanla küs geçirmek nedense hepsi memnun
ne derse yaptılar ne denli sadıksın
korkularına yenisi eklenir ama çıkışa kapalı kapıların
ve sende dargınsın insanoğlu işlevsiz bir silüet
durma sende emret garp denense çölde kaktüs
lime lime parçalar bulunca etme bulma dünyalarına aldanma
et kesilse kanın yarada kettir
ben ve neslim elin kapılarında köpekleştirildik
var ki gelecek mutlu olsun sanki her geçen nesilde boşvermişçe
vurdumduymayan tavırlar her geçen dakika her geçen saatte

Sonum böyle olabilir...

Jessica.

Yollar Jessica, çok uzunlar. Ehliyetin var mıydı? Bir sürü tabela ve bir okadar da kavşaklar var. Hayatımızda da çoğu zaman yavşaklara yer verdik Jessica. Sen vermedin mi? Kahvenden hiç içmemişsin, ben bir tane daha içicem ama bu sefer kahvemi kadehte istiyorum Jessica. Kırmızı trabzanlı şu aptal köprüyü hatılıyor musun? Altından su akmıyordu, arabalar akıyordu. Oysaki köprülerin altından sular akmalı Jessica, ben intihar ettiğim zamanlarda çok susarım.

Konuşur musun Jessica?

Az sonra kapıdan çıktığında, bu evden son çıkışın olacağına kendimi alıştırmamı istiyorsun, anladım. Ama hâlâ kahvene dokunmamışsın Jessica. Peki, ben konuşurum: Aşkın tanımını yapan bir adamla tanışmıştım. Bana, sevdiği kadın Samantha'nın her hücresine bir nesne ve renk atadığından bahsetmişti. O'na göre tüm dünya aşktı, kırmızı trafik lambası Samantha'ydı, sarı da O, yeşil de. Fiskos Samantha'ydı, vitrin, süpürge, eflatun abajur, turuncu ampul ve buz dolabı. Herşey aşkmış. "Sence aşk?" diye de sordu bana ama biliyor musun Jessica, adama hiç birşey diyememiştim. Şimdi sorsa ihtiyar, aşk orospudur! derdim.

Sinirlenme Jessica. Senin kadar ben de orospuyum. Anahtarını alt kattaki Juliet'e bırakırsan, hepimiz için güzel olur. Hoşçakal.

Adam gibi yayın yapana kadar #nontvspor

Ntvspor televizyon kanalını bilmeyeniniz yoktur. Bu kanalın program yapımcılarını ve programlarındaki yorumcularını da ülkenim futbol seven her bireyi genelde tanır. %95 i fenerbahçeli olan bu yorumcu ve yapımcıların yönettiği ülkenin en iyi spor kanalını protesto ediyoruz.

Tüm programlarda, program süresinin yarısını fenerbahçeye ayırdıklarını kanalı sadece ilk kez izleyen birisi bile rahatlıkla gözlemleye bilir. Buna artık bir dur demek gerekiyor ve bunun için #nontvspor hareketi başladı. Ve çok kısa bir süre içerisinde de büyüdü daha da büyümeye devam edecek çünkü haklıyız !

Tarafsız ve adil bir yayın için, herşey düzelene kadar #nontvspor !
Rıdvan Dilmen'i ve diğer taraflı yorumcuları kadrolarından çıkartana yada asimile edene kadar #nontvspor !

http://nontvspor.com
http://twitter.com/nontvspor
Facebook Grubu